Sağlık Haberleri












Boyun Kırışıklığı Neden Oluşur ?

Cildin yıllar ilerledikçe esnekliğini kaybetmesi ve cilt hücrelerinin yenilenmesinin yavaşlaması göz çevresinde, ağız kenarlarında ve diğer kısımlarda olduğu gibi boyun bölgesinde de kırışıklıklar oluşmasına sebep olur.
Yaş ilerledikçe Boyun bölgesinde ilk oluşan kırışıklıklar venüs halkaları adı da verilen yatay çizgilerdir. Bu kırışıklıkların yaşın ilerlemesiyle birlikte oluşması ve derinleşmesi doğaldır. Daha ileri ki yaşlarda dikey çizgilerde oluşmaktadır. Zaman içerisinde kırışıklıklara boyun bölgesinde oluşacak sarkmalarda eklenecektir. Boyun kırışıklıklarının oluşmasında en önemli etkenlerin başında uyurken aldığınız pozisyon ve zararlı güneş ışığı gelmektedir.

Boyun kırışıklığını ne zaman görülür ?
Boyun kırışıklığı, özellikle orta yaş ve sonrasında bayanlarda çok sıklıkla görülür. Kıyafetlerini dahi bu yüzden seçmekte zorlanan bayanlar, bu tip problemlerle karşılaştıkları anda, bedensel olduğu kadar, ruhsal çöküntü de yaşayabilirler.
Genelde yüzdeki kırışıklıkları önlemeye ve iyileştirmeye odaklanırken boyundaki oluşan kırışıklıklar pek önemsenmez ve geri plana itilir. Fakat ne var ki boyun kısmı da en çok dikkat çeken yerlerdendir ve bu bölgedeki oluşan kırışıklıklar da insanın yaşını kolayca ortaya çıkarabilir. Çünkü belirgin bir görünümü vardır. Bu nedenle yüzdeki kırışıklıkları önlemeye ve gidermeye yönelik cilt bakımı uygularken aynı zamanda boyunda oluşabilecek kırışıklıkları önlemek ve gidermek için de bir cilt bakımı uygulamak gerekir.

Nedeni ne olursa olsun boyun kırışıklıkları fiziksel görünümünüzü etkilemektedir!

 Boyun sarkması ve kırışması nasıl tedavi edilir?

 Çoğu kişi için kremle dışarıdan destek vermek boyun çizgilerini ve sarkmasını düzenleyecek kadar etkin bir yöntem olmayacaktır. Son dönemde boyun ve dekolte yenileme yöntemlerinde sergilediği başarılar sayesinde ününü artıran Somon DNA Aşısı Pİ System uygulaması boyunda ortaya çıkan kırışıklık, çizgi ve sarkmalarda etkilidir. 4 seans yapılması önerilen bu sistemde tedavi ilk somon DNA molekülleri, ikinci seans hyaluronik asit, üçüncü seansta yine somon DNA molekülleri ve son seansta ise hyaluronik asit uygulanarak tamamlanır.Tedavinin ilk seansından itibaren iyileşme etkileri gözle görülür biçimdedir. Sonrasında ise iyileşme ve düzelme kademeli olarak artar. Tedavi hem olağan yaşlanma belirtilerini düzelir yani kırışıklıklar ve sarkmalar toparlanır. Hem de oluşabilecek yaşlanma etkilerinin önüne geçilir. Tedavi nem ve elastikiyet desteği sunarak cildin yapısal olarak yaşlanmaya karşı direnç kazanmasını sağlar. Boyundaki enine kırışıklıklar ve boyun kaslarının belirginleşmesi  şikayetinde çok etkilidir.

Peptid içeren anti-aging etkili dermokozmetik ürünler için tıklayın >>>http://shop.optimusmedikal.com
 Somon DNA Aşısı Pİ System Hakkında detaylı bilgi için tıklayın >> www.somondnaasisi.com




Sıcaklar ve yaz mevsimi Türkiye'yi yavaş yavaş terkediyor. Yaz sıcaklarında yıpranmış cilt Sonbahar’da yenileniyor.  Sıcaklarla Yıpranmış Cildinizi Sonbaharda Yenileyin !


Güneşli güzel günlerin sona erdiği ve yavaş yavaş kışa hazırlandığımız şu günlerde, cildi mevsime özgü ani hava değişimlerine karşı güçlendirmek gerekir. Cildimiz en değerli  giysimizdir ve yaşamımızın her döneminde farklı bakım uygulamalarına ihtiyaç duyar. Ağaçların yapraklarının sararıp dökülerek kışa hazırlanması gibi bizlerin de yaz aylarında yıpranan derimizi tazeleyip kış aylarının soğuk ve kuru iklimine hazırlama zamanı geldi çattı. Yaz aylarında dış etkenlerden, güneşin derimiz üzerinde yıpratıcı etkileri artar.

Bu olumsuz etkiler; Lekelenme, deride kabalaşma, deri kuruluğu, elastikiyet kaybı, kırışıklıklarda artma, deri kanserleri olarak sıralanabilir. Olumsuzlukların en sık görüldüğü alanlar sırasıyla yüzümüz, el sırtı, boyun, dekolte bölgesi ve omuzlardır. Güneşin deri üzerindeki olumsuz etkisi gökkuşağında göremediğimiz mor ötesi ve kızıl ötesi ışınlar vasıtasıyla oluşmaktadır.Mor ötesi ( Ultraviole-UV) ışınlar deride lekelenme, hücrelerde kromozom kırılmaları ile deri kanserini uyarıcı değişikliklere, üst deride kabalaşma, deride kurumaya neden olur. Kızıl ötesi ışınlar ise deri altı destek dokuyu oluşturan elastik lifler ve kollajen dokuda kırılmaya neden olur.

Cilt Kalitesi Düşüyor..

Bu durum da deri elastikiyetinde azalma, destek dokuda incelmeye bağlı kırışıklıklarda artış, deride sarkma gibi sorunlardan kızıl ötesi ışınlar sorumludur.
Güneş koruyucular veya gün perdeleri deriyi mor ötesi ışınların olumsuz etkilerine karşı korumak amacıyla üretilmiştir. Fakat kızıl ötesi ışınlara karşı koruyucu bir katman oluşturamaz. Yani güneş koruyucu kulandım ve derimi güneşin her türlü zararlı etkilerine karşı korudum diye bir durum söz konusu değildir. Deride güneşin olumsuz etkilerini azaltabilmek için güneş koruyucular mutlaka kullanılmalıdır.





Cilt kuruluğunun sebepleri nelerdir?
Kuru cilde neden olan çevresel etkenler; sıcak su, deterjanlar, giysilerden dolayı oluşan sürtünme, sık hava yolculuğu, rüzgâra maruz kalmak, çevre kirliliği, klima ve diğer kimyasal maddeler olarak sıralanabilir.

Cilt kuruluğu özellikle hangi bölgelerde görülür?
Su kaybının regülâsyonu, vücudun bölgelerine göre farklılıklar gösterir. Kuruluk kollarda, bacaklarda ve gövdede daha belirgin olur; Çünkü bu bölgelerde daha az yağ bezleri vardır. Yüz diğer vücut bölgelerine göre daha su geçirmezdir. Deri geçirgenliğinde ise lipitlerin (yağların) kritik rolleri vardır. Sık duş alındığında doğal deri lipitlerinin yeniden oluşabilmesi için yeterli süre olmadığı için kuruluk özellikle yağ bezleri daha az olan kol ve bacaklarda daha belirgin olur.


Bahar aylarında nelere dikkat etmeli:

• Cildinizi düzenli olarak temizleyin.
• Makyajla uyumayın.
• Nemlendirici kullanımını ihmal etmeyin.
• Rastgele bir nemlendirici kullanmayın. Cilt tipinize ve yaşınıza uygun bir krem için dermatologdan yardım alın.
• Bol bol su için.
• Cildinizi her gün günde üç defa parmak darbeleri ile uyarın.
• Gerektiği ölçüde cildi doktorunuz tarafından yapılacak peeling ile ölü deriden arındırın.
• Gözeneklerinizin nefes alabilmesi için fondöten ve pudra kullanımını en aza indirin.
• Detoks ve şok zayıflama programlarını yaparken cildin de şok olabileceğini yani sarkma ve bağ dokusunda bozulma olabileceğini unutmayın.
• Sigarayı bırakın.
• Beslenmenize dikkat edin. Akdeniz tipi beslenmeyi benimseyin. Yağlı yiyeceklerden uzak durun.


Sonbaharda cildi yenilemek gerekir..
Yaz ayı boyunca sıcak  hava cildimizi kurutur, nemsiz bırakır, mat ve solgun görünüme sebep olur. Bu sebeple bahar ayları, soğuk kış aylarına girmeden önce zarar gören cildi onarmak için en uygun zamanlardır.





Sağlıklı ve Pürüzsüz Bir Cilt için;

Cildi bu olumsuz etkilerden kurtarıp sağlıklı formuna döndürmek yanlızca cilde ihtiyacı olan yoğun bakımı sunmakla mümkün olur.
Somon DNA Aşısı Pİ System, güneşin zararlı Ultraviole-UV ışınlarına karşı cildin hücresel dokusunun onarılmasını ve cilt sağlığını geri kazanmasını sağlar.
Leke, kırışıklık, elastikiyet ve nem kaybına karşı yoğun bir tedavi sunar.

Somon Dna Aşısı Pİ System >>   Detaylı Bilgi için Tıklayın






30’lu yaşlardan itibaren başlayan cilt sarkmasını önlemek için yaşam alışkanlıklarımızda dikkat etmemiz gerekenler unsurlar vardır.
Yüzümüzün sarkmasında cildimize nasıl davrandığımız, genetik özellikler, hastalıklarımız ile çevresel faktörler etkili oluyor. Neyse ki erken dönemde müdahale edildiğinde ameliyat dışı yöntemler sayesinde yaşlanmayı uzun yıllar geciktirebiliyor.

Cilt yaşla birlikte elastikiyetini ve gerginliğini kaybediyor
Cildimiz zamanla elastikiyetini ve gerginliğini kaybediyor: Fibroblastlardan yeni kollajen oluşumu azalıyor, elastik doku ile bağ dokusunda gevşeme, yağ doku hacminde azalma, hücre alışverişinde ve cilt neminde azalma meydana geliyor. Bu faktörleri dengelesek bile yer çekimine karşı durmak mümkün olmuyor.

Sarkma, 40 yaş civarında özellikle her iki yanağın alt kısımlarında belirginleşiyor. Ayrıca alın kısımdaki kaslarda gevşeme ve yer çekimine bağlı aşağı doğru yer değiştirme sonrası göz kapaklarında düşme de görülebiliyor. Ayrıca ciltte lekeler ve kılcal damarlar da belirginleşmeye başlıyor.

Bu etkenler cildin sarkmasını tetikliyor!

- İlerleyen yaş (özellikle menopoz dönemi sonrası),
- Güneş ışınları,
- Genetik özellikler,
- Sık kilo alıp verme,
- Sigara ve alkol tüketme,
- Stresli bir yaşam sürme,
- Uykusuzluk,
- Hatalı beslenme (aşırı karbonhidrat tüketimi, vitamin-mineralden zayıf beslenme),
- Solaryuma girme,
- Cildi nemlendirmeme,
- Çevresel toksinlere maruz kalma cilt yaşlanmasını ve sarkmayı tetikleyen faktörler arasında yer alıyor. Ancak bu etkenlerle mücadeleye erken yaşta başlayarak cildimizin sarkmasını uzun yıllar önleyebiliriz.

Cilt sarkmasını önlemek için neler yapmalı?

- Özellikle açık tenli, renkli gözlüyseniz cildinizi ekstra korumanız gerekiyor. 3 saat aralıklarla güneş koruyucu ürünleri yeterli miktarda sürmeye ve 3 saatte bir tekrarlamaya özen gösterin.

- Uykunuzun düzenli olmasına dikkat edin. En az 7-8 saat uyumayı asla ihmal etmeyin.
- Sigara ve alkol tüketmeyin.
- Sık kilo değişikliklerinden kaçının.
- Aşırı karbonhidrat ve şeker tüketmeyin, vitaminden zengin meyve ve sebze yiyin.
- Belli yaştan sonra üretimi azaldığı için dışarıdan da destek olarak Q enzim 10, Alfa lipoik asit ile antioksidanları doktorunuza danışarak kürler halinde kullananın.
- Sabah kalktığınızda cildinize uygun bir nemlendiriciyi yer çekiminin tersi yönünde aşağıdan yukarı doğru masaj uygulayarak lenf dolaşımını uyarın, ödemi çözün. Nemlendiricilerinizin içeriklerinde peptid olmasına özen gösterin. Peptidler cildi iyileştirici etki gösterir aynı zamanda peptidler anti-aging tedaviler için de önemlidir.
- İçeriğinde sabun olan temizleyicilerden uzak durun. Sabun cildi kurutarak yapısını bozar.
- Boyun çizgilerinin artışına engel olmak için çok yüksek yastıkları tercih etmeyin.
- Günde en az 2 litre su içerek cildinizin nemlenmesini sağlayın.
- Aşırı kahve tüketerek cildinizi kurutmayın.
- Cilt nemini düzene sokan Somon DNA Aşısına başvurun. Bu sistem, nemine kavuşan cildin kalitesini artırır ve yaşlanmaya karşı cildin direnç kazanmasını sağlar.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Cildiniz gün geçtikçe nem kaybediyor ve yaşlanma belirtileriniz gün yüzüne mi çıkıyor?

Yaşlanma sürecini tetikleyen bir çok faktör vardır. Bunların en önemlisi cildin nem dengesinin bozulmasıdır. Nemini kaybeden cilt elastikiyet ve sıkılığını da kaybeder. Önlem alınmadığı takdirde zamanla ince çizgiler yerini derin kırışıklıklara bırakır. Bu sürecin yavaşlatılması için cilde nem takviyesi yapmak ve kalitesini artırmak gerekir.

Somon DNA Aşısı olarak bilinen Pİ System, hyaluronik asit ve somon dna moleküllerinin kombine olarak kullanıldığı bir cilt yenileme yöntemidir. Somon DNA Aşısı sayesinde cilt, yaşlanma etkilerine karşı korunmuş olur. Yoğun nemlendirme sağlanan cilt, parlak, sağlıklı ve gençleşmiş bir görünüme bürünür.

Somon DNA Aşısı genç ve olgun ciltler için ayrı tedavi protokolleri sunan bu sistem ile, cilt yapısı düzenlenerek kalitesi artırılır böylece yaşlanma etkileri engellenmiş olunur. Aynı zamanda yüz, boyun-dekolte, el ve dudak bölgelerini yenilemek ve gençleştirmek için de kullanılır.
Akne skarları ve leke tedavisinde de başvurulan bu yöntem,cildi daha parlak ve aydınlık bir görünüme kavuştururken doğal görünüşü de bozmaz.

Detaylı bilgi ve Pİ System uygulayan klinikleri öğrenmek için tıklayın >> www.somondnaasisi.com


----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------




Kışın Cilt Neden Kurur?

DIŞARDAKİ SOĞUK HAVA + İÇERDEKİ SICAK HAVA = NEMSİZ VE KURU CİLT

SOĞUK HAVA: 
Soğuk hava şartlarında vücut ısı kaybını önlemek için damarların çapını daraltır ve cilt yüzeyindeki kan  dolaşımı azalır. 

RÜZGAR: 
Sert rüzgarın, cildin üzerinde kurutucu ve yıpratıcı etkisi vardır. Rüzgar cildi tahriş eder ve nemini kaybetmesine sebep olur.

SICAKLIK:
Şömine ve merkezi ısıtma sistemleri soğuktan yırpanan cildin fazlasıyla kurumasına neden olur.

SİGARA:
Sigara kullanımı ya da dumana maruk kalmak cildi besleyen kılcal damarların daralmasına sebep olur. Bu da oksijen ve besleyicilerin taşınmasını engelleyerek, cildin kurumasına ve yaşlanmasına yol açar.

SICAK EV: 
Kışın ısıtılan ev ve ofis ortamı havayı kurutur. Genel olarak ortamındaki nem oranının %50 civarında
olması önerilir. Ancak ısıtma sonucu nem düşer. Nemsiz ortamda cilt kuruluğu oraya çıkar.

SICAK SU İLE BANYO:
Kışın sıcak su ile uzun süreli banyo yapmak cildin kurumasına neden olur.

SICAK İÇECEKLER:
Kahve ve çay, kafein türevi içerdiği için aşırı tüketildiğinde cildi kurutuyor. Özellikle kış aylarında çay ya da kahveyi günde iki bardaktan fazla içmemek gerekiyor.

GÜNEŞ:
Güneş kışın da cilde zarar verir. Güneş cildin nemini kaybetmesine ve yaşlanmasına sebep olur. Bu sebeple güneş ışınlarının kurutucu etkisinden korunmak gerekir. 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder